ABD’den sınır dışı edildi, Çin’i uzaya taşıdı

0
26

Şanghay’da, 70 binden fazla parçanın sergilendiği bir müze sadece tek bir kişiye, “halkın bilim insanı” Qian Xuesen’e adandı.

Qian, Çin’in füze ve uzay programının babası. Araştırmaları, Çin’in uzaya ilk uydusunu götüren roketlerin ve nükleer silah envanterinin bir parçası olan füzelerin geliştirilmesine yardımcı oldu ve bir ulusal kahraman olarak görülüyor.

Ancak 10 yıldan uzun süre eğitip görüp, çalıştığı bir diğer süper güce yaptığı katkılar hiç hatırlanmıyor.

Qian 1911’de, Çin’in son hanedanının yerini cumhuriyet alırken doğdu. Anne ve babası iyi eğitimliydi ve babası Japonya’da çalışmasının ardından, Çin’in ulusal eğitim sistemini kurdu. Qian’ın üstün yetenekli olduğu, küçük yaşlardan belliydi ve Şangay Jiao Tong Üniversitesi’ni birincilikle bitirdikten sonra, ABD’deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün (MIT) nadiren verdiği burslardan birini aldı.

1935’te iyi giyimli, genç bir adam Boston’a ulaştı.

Kuzey Georgia Üniversitesi Tarih Profesörü Chris Jespersen, Qian’ın yabancı düşmanlığı ve ırkçılıkla karşılaşmış olabileceğini söylüyor. Ancak aynı zamanda “Çin’in önemli açılardan büyük oranda değiştiğine dair bir inanç ve umut da olduğunu, Qian’ın kesinlikle bilgisine saygı duyan insanların arasında olduğunu” belirtiyor.

Qian dönemin en büyük havacılık mühendislerinden, Macar göçmen Theodore Von Karma ile birlikte çalışmak için, MIT’den California Teknoloji Enstitüsü’ne (Caltech) geçti.

Qian, Caltech’de (Suicide Squad – İntihar Timi) lakaplı mucit grubunun önde gelen üyelerinden, bir başka önemli bilim insanı Frank Malina ile aynı ofisi paylaşıyordu.

Roket bilimi
“Escape From Earth: A Secret History of the Space Rocket” adlı kitabın yazarı Fraser Macdonald, grubun bu lakabı, kampüste roket yapmaya çalışmalarından ve patlayıcı kimyasallarla yaptıkları bazı deneylerde işlerin kötü gitmesi nedeniyle aldıklarını söylüyor.

Bir gün Qian, Malina ve grubun diğer üyeleriyle karmaşık bir matematik probleminin çözümü konusunda tartışmaya girdi. Kısa sürede roket itici gücü konusunda ufuk açıcı çalışmalarıyla grubun önemli bir üyesi oldu.

Macdonald o dönem, “roket biliminin çılgınların ve hayalcilerin işi” olduğunu söylüyor ve “Hiç kimse ciddiye almıyordu ve matematiğe eğilimli hiçbir mühendis geleceğin bu olduğunu söyleyerek şöhretini tehlikeye atmak istemiyordu” diyor. Ama bu durum 2. Dünya Savaşı’nın başlangıcıyla hızla değişti.

İntihar Timi, ABD ordusunun dikkatini çekti. Ordu, kısa pistlerde uçakların havalanmasını sağlayan iticilerin kanatlara takıldığı, jet yardımıyla kalkış araştırmalarına fon sağladı. Askeri fonlar sayesinde, 1943’te de Theodore vo Karman’ın öncülüğünde Jet İtki Laboratuvarı (JPL) açıldı.

Qian Xuesen, Çin vatandaşıydı. Çin Cumhuriyeti, ABD’nin müttefikiydi. Dolayısıyla, Fraser Macdonald “Amerikan uzay çalışmalarının tam kalbindeki Çinli bir bilim insanı çok büyük bir şüphe uyandırmadı” diyor.

Qian, gizli silah araştırmalarında çalışma izni aldı ve hatta ABD hükümetinin Bilim Danışma Kurulu’nda bile hizmet verdi.

Savaşın sonuna doğru, jet itkisi konusuda dünyanın önde gelen uzmanlarından biriydi ve Theodore von Karman ile birlikte, yarbay rütbesiyle Almanya’ya olağanüstü bir göreve gönderilmişti. Amaçları, Almanya’nın önde gelen roket bilimcisi Werher von Braun’un da aralarında bulunduğu Nazi uzmanlarla görüşmekti. Amerika, Almanların tam olarak ne bildiğini bulmak istiyordu.

40’lı yılların sonuna doğru Qian’ın ABD’deki ışıltılı kariyeri ani bir şekilde sonlandı ve yaşamı çözülmeye başladı.

Başkan Mao
Çin’de Başkan Mao Zedong 1949’da komünist Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu duyurdu. Chris Jespersen, Çinlilerin ABD’de hızla “şeytan gibi” görülmeye başlandığını söylüyor. “Yani ABD’de Çin’i çok sevdiğimiz dönemler oluyor ve sonra bir şeyler oluyor ve Çin’den nefret ediyoruz” diyor.

Bu arada JPL’nin yeni direktörü, laboratuvarda bir casus örgütlenmesi olduğuna inanıyordu ve bazı çalışanlarla ilgili şüphelerini Amerikan Federal Soruşturma Bürosu’yla (FBI) paylaştı.

Fraser Macdonald, “Hepsinin Çinli ya da Yahudi olduğunu da vurgulamam gerek” diyor.

Soğuk Savaş sürüyordu ve Senator Joseph McCarthy’nin komünist cadı avlarına da çok az kalmıştı. İşte bu atmosferde FBI; Qian, Frank Malina ve diğerlerini “komünist olmakla” ve “ulusal güvenliğe tehdit oluşturmakla” suçladı.

Qian’a yöneltilen suçlamaların temeli, ABD Komünist Partisi’nin elindeki, FBI’ın Pasadena Komünist Partisi’nin toplantısı olduğuna inandığı bir sosyal buluşmaya katıldığına dair, 1938 tarihli bir belgeydi. Qian parti üyesi olduğunu reddetse de, yeni araştırmalar Frank Malina ile aynı zamanda, 1938’de partiye katıldığını gösterdi.

Ancak bu Marksist olduğu anlamına gelmiyor. Fraser, o dönem komünist olmanın, bir ırkçılık karşıtlığı ifadesi olduğunu söylüyor. Grubun faşizm tehdidine ve ABD’de ırkçılık dehşetine dikkat çekmek istediğini söylüyor. Örneğin Pasadena’daki bir havuzda, beyaz ve siyahların ayrılmasına karşı kampanya yürütüyorlardı ve komünist toplantılarını da bunun için kullanıyorlardı.

Ev hapsi
Califo

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz