İsrail lobisinin kucağındaki ABD… ‘Yeni Netanyahu gelir’

0
58

Gazeteci Mehmet A. Kancı, ABD-İsrail ilişkilerinde ABD’deki İsrail lobisinin etkisini değerlendirdi.

ABD-İsrail ilişkilerinin tarihi ve Likud Partisi’nin kimliği yakından incelendiğinde Netanyahu’nun toplamda 16 yıl olmak üzere 4 defa İsrail’de en uzun süre başbakanlık yapan isim olması tesadüf değil. Netanyahu’nun çeşitli defalar 16 yıla yayılan iktidarı, özünde İsrail lobisinin ABD ve İsrail arasında kurduğu şüpheli parasal ve siyasi ilişkiler üzerinde yükselen bir siyasi güçtür. Çift taraflı işlediği artık ayan beyan ortada olan bu sistem hem İsrail’de hem de ABD’de siyaset sahnesini şekillendirmeye devam ediyor.

AIPAC: Amerikan-İsrail kamu işleri komitesi

ABD’de seçim kampanyaları için ihtiyaç duyulan mali destek, gerek başkanlığa gerek Senato ya da Temsilciler Meclisi üyeliğine heveslenenleri kaçınılmaz şekilde Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi’yle (AIPAC) muhatap ediyor. AIPAC bugün ABD Kongresi’nin yüzde 95’ini şekillendirmekle övünen bir İsrail lobi kuruluşudur. Bu kuruluş yalnızca seçilmişleri değil atanmışları da belirleyecek güçtedir.

Netanyahu’yu ilktidara taşıyan güç

Geçtiğimiz günlerde, New York’ta Mısır kökenli bir sokak satıcısını taciz ettiği için nefret suçu gerekçesiyle tutuklanan Barack Obama dönemi bürokratlarından Stuart Seldowitz, Netanyahu’yu iktidara taşıyan zihniyetin ABD’deki izdüşümüdür. Seldowitz, Obama’nın ABD Başkanlığını yürüttüğü 2009 ile 2017 yılları arasında Ulusal Güvenlik Konseyi Güney Asya Direktörlüğünün yanısıra, ABD Dışişleri Bakanlığında İsrail ve Filistin dairelerinde çalıştı. İslam ve Filistin düşmanı bir kişinin bürokrasinin bu kademelerine yükselebilmiş olması, ABD siyasetinin ve bürokrasisinin ne derece zehirlendiğinin çarpıcı bir örneğidir.

Reagan dönemi ABD-İsrail gerilimi

1982-1989 yıllarında ABD Dışişleri Bakanlığı görevinde bulunan George P. Shultz, ABD dış politikasının ne ölçüde İsrail etkisinde olduğuna tanıklık eden en üst düzey yetkililerinden biridir. 1982 yılında İsrail’in Lübnan’ı işgali üzerine ABD Başkanı Ronald Reagan ve Shultz, Kongre’nin Tel Aviv yönetimine 250 milyon dolarlık yardım yapma girişimini engellemeye çalışır. Shultz, olayların gelişimini şu şekilde anlatır:

“Bu yardım İsrail’in Lübnan’ı işgali, yasaklı mühimmat kullanması, Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarındaki katliama göz yummasının akabinde veriliyordu. Başkan Reagan ve ben bu ilave yardıma şiddetle karşı çıktık. Başkan Reagan ve ben senatörleri defalarca arayarak ağırlığımızı koyduk. 9 Aralık’ta resmi bir muhalefet şerhiyle, ilave yardımın İsrail’in politikalarını desteklemek ve ödüllendirmek anlamına geleceğini bildirdim. İsrail Dışişleri Bakanı Şamir, Başkan Reagan’ın muhalefetini dostane olmayan bir tavır olarak niteleyerek barış sürecini zedelediğini iddia etti. Bu ilave ödenek Başkan Reagan ve benim desteğim olmaksızın Kongre tarafından onaylandı. Çok şaşırmış ve hayal kırıklığına uğramıştım. Bu bana İsrail’in kendi kongremiz üzerindeki ağırlığını çok canlı bir şekilde gösterdi.”

Yeni Netanyahu vitrine çıkar

Netanyahu bugün topun ağzında gibi görünse de tarihi birikim, 50 yıldan uzun süredir yürürlükte olan sistemin yeni bir “Netanyahu”yu mümkün olan en kısa sürede vitrine çıkaracağına işaret ediyor. Bu sebeple, Türkiye başta olmak üzere Filistin halkının geleceği için kalıcı çözüm arayan ülkeler, Netanyahu’nun şahsından ziyade Washington-Tel Aviv arasında kurulan ilişki zincirini kırmaya odaklanmalıdır.