ABD’nin Suriye’den çekilmesi Rusya’ya yarar

‘Erdoğan da Şam’la ilişkileri normalleştirme yoluna giderse Kürtler için sıfır toplamlı bir sonuç üzerinden Esad’la el sıkışmayı tercih eder’

Artı Gerçek Yayın Yönetmeni Ergun Babahan ve Fehim Taştekin bu hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika’ya yaptığı Suriye’den çekil çağrısını değerlendirdi.

Taştekin’in yorumları şöyle:

“Erdoğan öteden beri ABD’nin Suriye’den çekilmesini değil Kürtlerle ortaklığı bitirip 2014 öncesindeki gibi kendisiyle birlikte hareket etmesini istiyordu. Şimdi doğrudan “ABD Suriye’den çekilmeli” dedi. Bunu derken sanırım Washington’dan beklediği tutum değişikliği.

Erdoğan’ın beklentisi ABD’nin Suriye dosyasından elini eteğini çekmesi değil Şam yönetimine karşı Türkiye’nin oyun planına ortak olması. Erdoğan, Türkiye’nin Suriye ordusu ya da Rusya ile karşı karşıya gelmesi halinde NATO desteğine bel bağlıyor. 2015’te Rus uçağı düşürüldüğünde NATO’ya koşmasında olduğu gibi.

Kürtlerle ilgili ortaklık konusunda ayrılsalar da Amerikan yönetimi Fırat’ın doğusunda Türk askeri varlığını ve silahlı muhalif güçleri Şam’a baskı aracı ve Rusya ile İran’ı dengeleyen faktör olarak görüyor. Erdoğan da bunu bilerek hareket ediyor. Eğer ABD çekilirse Türkiye ile Rusya’nın oyun planları karşı karşıya gelecektir.

Çünkü ABD’den boşalacak boşluğu Türkiye doldurmak isteyecek, Kürtlere karşı M-4 yoluna kadar bir tampon bölge kurmak için harekete geçecektir. Rusya ise Türk askeri kontrolünün bu şekilde genişlemesine karşı çıkıyor. Aslında çekilme senaryosunun nasıl Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getireceğini 2019’da Barış Pınarı Harekâtı sırasında gördük.

ABD Türkiye’ye yol verdiğinde bir süre sonra fren yaptırdı ve ardından Türkiye’nin sahada yol açtığı sorunu Ruslara havale etti. Rusya da Barış Pınarı’nı Tel Ebyad ve Ras’ul Ayn’da sınırlayan mutabakatın ardından Suriye ordusunun Fırat’ın doğusuna intikalini sağladı. Bu senaryonun ABD çekildiğinde tekrarlanması muhtemel.

Türkiye’de iktidar değiştiğinde Suriye bağlantılı tüm sorunların otomatik çözüleceğine dair bir algı var. Şam yönetimiyle ilişkiler normalleştirildiğinde mülteciler ve sınırın altındaki cihatçı gruplarla ilgili sorunların ortak bir strateji ile halledilebileceği düşünülüyor. Fakat sıra Kürtlere geldiğinde AKP’nin alternatifi herhangi bir parti ya da koalisyonun farklı ne getireceği belirsiz. Erdoğan da Şam’la ilişkileri normalleştirme yoluna giderse Kürtler için sıfır toplamlı bir sonuç üzerinden Esad’la el sıkışmayı tercih eder.

Burada Erdoğan rejimini bitirmek için HDP’ye ihtiyacı olan muhalefet farklı ne öneriyor? Bu konuda belirsizlik ve çelişki çok. Irak tarafında PKK’ye karşı mevcut politikada farklı bir şey zaten beklenmiyor. Suriye’de farklı bir yol tutturma ihtimali elbette hepten dışlanamaz.

Fakat Suriye bataklığından çıkmak için Şam’la hangi zeminde ortaklık arandığına açıklık kazandırılması gerekiyor. Kuşkusuz Suriye’de de Arap kimliği ve üniter devlet yapısı ile ilgili güçlü bir damar var ve Türkiye-Suriye ortaklığı ile krizin aşılması seçeneği öne çıktığında Kürtlerin talepleriyle ilgili şu anki esnek yaklaşım da kaybolabilir. Ama bu ne Suriye’nin ne de Türkiye’nin sorununu çözer.”

Previous Article

Biden Michigan’da Planlarına Destek İstedi

Next Article

AUKUS: Fransa, ABD'den sonra Avustralya büyükelçisini de 'İlişkiler yeniden tanımlanacak' diyerek geri gönderiyor

Related Posts
Devamı

ABD İncirlik Üssü’ne muhtaç efsanesi Afganistan’la yıkılır mı? / Barçın Yinanç

NATO üssü olan İncirlik’in geçici bir süre için bile olsa Afganlılar için ara durak olarak kullanılması gündeme gelmedi. İncirlik Üssü’ne Türkiye – ABD ilişkileri çerçevesinde büyük önem atfedenlerin dikkatini çekmek gerekiyor. Demek ki ABD, Orta Doğu’daki faaliyetleri için farklı alternatifleri kullanabiliyor, Türkiye’deki NATO üslerine ihtiyaç duymayabiliyor.