Biden, Afganistan’dan çekilme kararıyla risk mi aldı?

ABD Başkanı Joe Biden, yıl sonuna doğru Afgansitan’daki tüm birliklerini çekeceklerini açıklarken, “Amerika’nın en uzun savaşını sona erdirmenin…
Trump ayrıca, geri çekilme süreci için belirlenen 11 Eylül gününün ise ABD tarihi için makus bir yas günü olduğunu ve o şekilde kalması gerektiğini belirtti. Eski Başkan Trump, Şubat 2020'de Taliban ile yaptığı anlaşmada belirli koşullar karşılığında ABD askerlerinin Afganistan'dan 1 Mayıs 2021'e kadar çekileceğini taahhüt etmişti. 20 Ocak'ta görevi devralan Başkan Biden, sayıları 2 bin 500 civarında olan askerlerin çekilmesi takviminin 1 Mayıs'ta başlayıp 11 Eylül 2021'e kadar tamamlanacağını açıklamıştı. ABD Kongresi'nde Demokratlar genel olarak Biden'ın çekilme planına destek verirken, Cumhuriyetçilerin büyük bölümü 'ABD'nin Afganistan'ı boşlukta bıraktığını' ve 'orada yeniden terör unsurlarının çoğalacağını' savunuyor.

ABD Başkanı Joe Biden, yıl sonuna doğru Afgansitan’daki tüm birliklerini çekeceklerini açıklarken, “Amerika’nın en uzun savaşını sona erdirmenin zamanı geldi” dedi.

Joe Biden, eski Başkan Barack Obama’nın yardımcılığını yaptığı dönemde sık sık ABD’nin Afganistan’da büyük bir askeri ağırlığı olmasına karşı çıkıyor ve geçen yıl da selefi Donald Trump’ın başlattığı süreci bitirme söz veriyordu.

Biden yönetiminin Trump döneminde müzakere edilerek üzerinde uzlaşılan 1 Mayıs tarihini tutturamayacak olmasına karşın bu durum, belirlenen yeni tarih olan 11 Eylül ile ABD’ye düzenlenen yönelik saldırıların 20’nci yılına denk gelmiş olmasının sembolik öneminin gölgesinde kaldı.

Trump’ın uyguladığı politikalar, Biden’ı muhafazakar şahinlere karşı bile büyük eleştirilerden koruyor. Cumhuriyetçilerin Senato’daki lideri Mitch McConnell, Biden’ın kararını “büyük bir hata” olarak nitelendirdi ancak Texas Senatörü Ted Cruz ve Missouri Senatörü Josh Hawley gibi isimler desteklerini dile getirdi.

Biden’ın hamlesi, ABD halkının içinde savaş başladığında sadece çocuk olan ve hatta tam olarak neden başladığını bile açıklayamayacak pek çok kişi olduğu da düşünüldüğünde pek fazla bir itirazla karşılaşmıyor.

Şu anda Afganistan’da yaklaşık 3 bin 500 ABD askeri var. Bu sayı 10 yıl önce 100 bin civarındaydı. Biden Çarşamba günü yaptığı açıklamada bugüne kadar çatışmalarda 2 bin 488 ABD’linin hayatını kaybettiğini belirtti.

Biden, “ABD birliklerinin eve dönme vakti geldi. Geri çekilmemiz için ideal koşulları yaratma umuduyla, farklı bir sonuç bekleyerek Afganistan’daki askeri varlığımızı büyütme veya büyütme döngüsüne devam edemeyiz” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu an Afganistan’da ABD askeri varlığının yaşandığı dördüncü ABD başkanıyım. İki Cumhuriyetçi, iki de Demokrat başkan geçti. Bu sorumluluğu beşinci birine devretmeyeceğim.”

Biden sözlerinin doğru hedefe ulaşmasını sağlamak için konuşmasını Potomac Nehri’ni geçerek, Arlington Ulusal Mezarlığı’nda mezarı olan, Afganistan’da öldürülmüş ABD askerlerinin mezarlarına saygı duruşunda bulunarak tamamladı.

Bu hareketle, ülkenin 20 yıllık savaş için ödediği bedeli hatırlatmak istedi.

Afganistan’dan çekilmek Biden için riskli bir hamle olabilir

Afganistan’da kalan ABD askerlerinin geri çekilmesinin kısa vadeli olumsuz siyasi sonuçları asgari düzeyde görünse de, bu hamle Biden için çok da risksiz değil.

Taliban iktidarı ele geçirip kadın haklarını daha da geriye götürürse ya da ülke bir kez daha radikal militanların beslendiği bir alana dönerse, ABD halkı da bundan Biden’ı sorumlu tutabilir. Bu durum kendisini bugün eleştirenlere yarın yeni cephaneler sağlamış olur.

Biden, ABD’nin Afgan hükümeti güvenlik güçlerini desteklemeye devam edeceğini ve Taliban liderleriyle yapılan barış görüşmelerini teşvik edeceğini söyledi. Ancak bunlar bölgede istikrarı sağlamak için yetersiz kalabilir.

ABD’de, Vietnam’dan çekilmenin ardından ülkenin güneyindeki durumun kötüye gitmesinden ve can kayıplarından ABD’nin sorumlu tutulduğunu gören bir nesil var.

Afganistan iç savaşında da benzer bir sonucun olması, ABD halkının ruhunda da benzer bir iz bırakabilir.

Bununla birlikte Biden da “ABD’nin en uzun savaşını” sona erdirdiği ve dikkatlerini iç sorunlara yönelttiği için övgü toplamak niyetinde. Bunu sağlaması için de sağlam bir siyasi ortam var. En azından şimdilik…

Previous Article

ABD, siber saldırı ile suçladığı Rusya'ya yeni yaptırımlar açıkladı

Next Article

Wall Street, 2020 seçim kampanyaları ve lobicilik faaliyetleri için 2,9 milyar dolar harcadı

Related Posts
Devamı

ABD emperyalizmi değişmez / Fikret Bila

ABD emperyalist bir ülkedir. Bu ülkeyi yönetenler de ABD emperyalizminin çıkarlarını gözetirler. Bu çıkarların gerektirdiği kararları da sonuç alıncaya kadar değişik yöntemlerle uygularlar. ABD başkanının demokrat veya cumhuriyetçi olması bu durumu değiştirmez