Pazar, Temmuz 21, 2024

Son Haberler

İlgili Yazılar

“Ukrayna Krizi, Batı’nın Çürümüşlüğünü Dünyaya Bir Kez Daha Gösterdi”

Profesör John J. Mearsheimer ve Sebastian Rosato’nun kaleme aldığı ve 5 Eylül’de basılan “How States Think: The Rationality of Foreign Policy/Devletler Nasıl Düşünür: Dış Politikanın Rasyonalitesi” kitabında, Ukrayna krizinde Kremlin’in son derece rasyonel hareket ettiğini belirterek “Putin’i ciddiye almak Batı’nın yararınadır” tavsiyelerinde bulunuluyor.

Yazının tamamı şu şekilde;

“Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Kuzey Kore lideri Kim Yong-Un ile görüşmesini ‘iki irrasyonel diktatörün kıyamet zirvesi’ manipülasyonuyla pazarlayan Batı medyası ve siyasileri hiç ummadıkları yerden ağır bir akademik darbe aldı.

Batı’da soğuk duş etkisi yapan çıkışın sahibi uluslararası ilişkiler alanındaki yaşayan en büyük teorisyenlerden John J. Mearsheimer. 15 yıl önce Stephen M. Walt ile birlikte ‘İsrail Lobisi ve Amerikan Dış Politikası’ kitabını yayımlayan Mearsheimer, “Amerikan dış politikası ABD’ye değil İsrail’e hizmet ediyor” çıkışında bulunarak korku duvarlarını yıkmıştı.

Ünlü akademisyen son kitabında ise Batı’nın Putin’e ve Ukrayna savaşına dair tedavüle soktuğu küresel manipülasyonları teker teker ifşa ediyor.

Mearsheimer, Sebastian Rosato ile yazdığı ve 5 Eylül’de Yale Üniversitesi’nce basılan “How States Think: The Rationality of Foreign Policy/Devletler Nasıl Düşünür: Dış Politikanın Rasyonalitesi” kitabında, Ukrayna krizinde Kremlin’in son derece rasyonel hareket ettiğini belirterek “Putin’i ciddiye almak Batı’nın yararınadır” tavsiyesinde bulunuyor.

****

Chicago Üniversitesi’nde ders veren Mearsheimer, bu tutumuyla hep Fukuyama, Rostow, Huntington, Brzezinski, Kagan, Nye, Ferguson ve Kissinger gibi Amerikan derin devletinin kirli politikalarını temize çekenlere karşı adeta teorik panzehir işlevi gördü.

Batı’nın pervasız, beceriksiz ve yozlaşmış egemen sınıflarının ve kontrolden çıkmış askeri sanayi kompleksinin izlediği dış politikaları eleştiren Mearsheimer, son kitabında küreselcilerin Ukrayna savaşı ve Putin ile ilgili psikolojik harp mahsulü karalamalarını çürütmüş.

Batı’nın ‘güce aç bir megalomanyak’, ‘dengesiz otokrat’, ‘işgalci’ ve ‘hayalperest’ şeklinde lanse ettiği Putin’in Ukrayna kararının hem zamanlama hem de Rusya’nın çıkarları ve bekası açısından gayet makul bir hamle olduğunun altını çiziyor.

Çünkü ABD, Ukrayna’da güç dengesini değiştirmeye çalışarak Rusya’nın kırmızı çizgilerini çiğnedi. Buna işaret eden Mearsheimer, “Batı, Ukrayna’yı Rusya sınırında bir siper haline getirdi. Bu Rusya için varoluşsal bir tehdittir.

Putin bu güç dengesindeki değişimi önlemek için harekete geçti. Bu bakımdan Ukrayna hamlesi Putin için bir meşru müdafaa savaşıdır. Savaşın hedefi Ukrayna’nın tamamını fethetmek değildi” diyor.

****

Zira Batı’nın saldırganlığını agresif diplomasiyle durdurmaya çalışan Putin, 17 Aralık 2021’de ABD’ye tarafsız bir Ukrayna ve NATO’nun Doğu Avrupa’da 1997’deki sınırlarına çekilmesi önerisinde bulundu. Fakat kabul edilmedi.

Ve neticede Putin kararını öyle yalnız kalmış bir kurdun tepkisiyle vermedi. CIA Başkanı William Burns da bu gerçeği doğruluyor. Zira Burns, Rusya elçisiyken 2008’de Beyaz Saray’a “Ukrayna’nın NATO’ya girmesi sadece Putin için değil en keskin liberal muhalifler de dâhil bütün Rus seçkinleri için tüm kırmızı çizgilerin en parlak olanıdır” demişti.

Yani ABD, Ukrayna senaryosuyla Rusya’yı kışkırtacağını biliyordu. Kışkırttı da. Ancak bu provokasyondan umduğunu bulamadı. Ne Putin’i şeytanlaştırabildi ne de Rusya’yı ambargolarla izole edebildi.

Rus ekonomisi şu an İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelerden çok daha iyi konumda.

Üstelik irrasyonel diye yaftalanan Putin de boşlukla tokalaşan ABD Başkanı Biden ile karşılaştırılamayacak kadar zinde.

Hâsılı kelam, Mearshemier’ın da kanıtladığı gibi asıl hayalperest, megaloman, tehlikeli, nobran ve irrasyonel olan Putin değil Batılı liderlerin bizzat kendileri.

Ukrayna krizi, Batı’nın ve Batılı egemen sınıfın bu çürümüşlüğünü dünyaya bir kez daha gösterdi.”

Popüler Yazılar