Müderrisoğlu: Ankara ile Washington arasında artık, ‘Memnuniyet’ değil, ‘Mecburiyet’ ilişkisi var

Sabah yazarı Müderrisoğlu, Türkiye ile ABD arasında artık ‘Memnuniyet’ değil, ‘Mecburiyet’ ilişkisinin işlediğini söyledi. Müderrisoğlu, “Sıkıntılı dosyaların görünür…

Sabah yazarı Müderrisoğlu, Türkiye ile ABD arasında artık ‘Memnuniyet’ değil, ‘Mecburiyet’ ilişkisinin işlediğini söyledi. Müderrisoğlu, “Sıkıntılı dosyaların görünür gelecekte tarafları tatmin edecek neticeye kavuşmasını beklemek iyimserlik olur” dedi.

Sabah gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden’ın Roma’da gerçekleştirdiği görüşmeyi değerlendirdi .

Türk – Amerikan ilişkilerinin güncel seyrinin, yeni dünya düzeninin habercisi gibi olduğunu savunan Müderrisoğlu, “Tarihi derinliği sayesinde sürdürülebilir kılınmaya çalışılan ancak tarihin evrilmesi muhtemel yeni noktasında büyük sınamalardan geçen bir ilişki biçimi bu” dedi.

Müderrisoğlu, şöyle devam etti:“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın, G20 Liderler zirvesi marjında ABD Başkanı Biden ile yaptığı görüşme gerek usûl gerekse esasa ilişkin önemli mesajlar barındırıyordu. Şöyle ki…

1- ABD’nin, soğuk savaş döneminden kalan “yönetilebilir veya yönlendirilebilir müttefik” yaklaşımı kökten sarsılıyor. Türkiye’nin, küresel gelişmeleri etkileyebilecek bölgesel güç konumu da bu değişime işaret ediyor.

2- Ankara ile Washington arasında artık, “Memnuniyet” değil, “Mecburiyet” ilişkisi işliyor. Tarafların pozisyon farklılıklarına rağmen birbirlerine olan ihtiyaçları ortadan kalkmıyor

.3- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başarılı olduğu “lider diplomasisi” bugünlerde Türk-Amerikan ilişkilerini ayakta tutuyor. Ancak Erdoğan’ın, Putin’le sorunları aşma kapasitesi ile Biden’la problem çözme kapasitesi arasında belirgin bir ayrım dikkati çekiyor. Neden? Çünkü, Erdoğan da Putin de hem birbirlerine güveniyor hem de güvenlik bürokrasisi ve diplomasisine tam hakim olduğunu gösteriyor. Oysa Biden, Erdoğan’ı yakından tanımasına ve dostluğuna rağmen, inisiyatif almakta zorlanıyor ve müesses Amerikan nizamının kendisine çizdiği rotada ilerleyebiliyor

4- Türk-Amerikan ilişkilerindeki sıkıntılı dosyaların görünür gelecekte tarafları tatmin edecek neticeye kavuşmasını beklemek iyimserlik olur.
Bunun yerine kısa vadeye ve mesafe alınabilecek genel konulara odaklı hamleler beklenmesi daha gerçekçi durur.

Görünen o ki ABD yönetiminin birçok kanadı, Türkiye’deki seçim takvimini bekliyor. Ve o tarihe kadar Ankara’nın, NATO yörüngesinde tutulmasını önemsiyor. Tabiri caizse zamana oynuyor.”

Previous Article

41 Kongre üyesi, Dışişleri Bakanı Blinken'e mektup göndererek Türkiye'ye F-16'ların satılmamasını istedi

Next Article

ABD'ye iade edilen Venezüellalı Alex Saab'a yöneltilen 8 suçlamadan 7'si düştü

Related Posts