Biden İran Anlaşmasına geri dönmek istiyor. Buradan Başlayabilir

İran Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Majid Takht-Ravanchi Biden’ın kazanmasıyla birlikte yeni fırsatlar olduğunu söyledi. Ravanchi, “Şimdi Amerika’nın güvenilirliğini geri kazanmak ve Orta Doğu’ya daha fazla istikrar getirmek için bir pencere var. Biden bu fırsatı değerlendirmeli…”

The New York Times’a konuşan İran’ın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Dr. Ravanchi, Biden’ın kazanmasının bölgeye yansımalarına dair açıklamalarda bulundu.

Eski başkan Donald Trump’ın 2018’de ABD’yi geri çektiği ve Başkan Biden’in yeniden katılmak istediğini söylediği 2015 nükleer anlaşmasını müzakere etmesine yardımcı oldu. İran şu anda anlaşmanın bazı şartlarını ihlal ediyor, ancak anlaşmayı yeniden canlandırmak için bir pencere olduğunu söyledi.

14 Temmuz 2015’te yoğun ve uzun diplomatik görüşmelerden sonra, “İran nükleer anlaşması” olarak bilinen ortak kapsamlı Eylem Planının nihai detayları kesinleştirildi. Anlaşmanın tüm Tarafları umutluydu. Ülkemin Dışişleri Bakanı Javad Zarif Tweetattı: “#IranDeal bir tavan değil, sağlam bir temel. Şimdi bunun üzerine inşa etmeye başlamalıyız.” Demişti.

Bu anlaşma, dünyanın dört bir yanındaki birçok kişi tarafından Orta Doğu’daki dinamikleri değiştirebilecek bir anlaşma olarak kabul edildi. İran, anlaşmanın Ocak 2016’da yürürlüğe girmesinden bu yana neredeyse üç buçuk yıl boyunca tüm yükümlülüklerini yerine getirdi. Ancak Amerika Birleşik Devletleri daha az güvenilirdi. Obama yönetiminin son aylarında bile, Amerika Birleşik Devletleri umduğumuz kadar sadık bir ortak olamadı.

Daha sonra Donald Trump geldi. Trump, anlaşmayı “sökme” vaatleri üzerine kampanya yürüttü. 2016 seçim zaferi, Orta Doğu’daki dinamikleri gerçekten değiştirdi- kötü anlamda. Benjamin Netanyahu ve bölgedeki diğer liderler İran’ı taciz etme ve marjinalleştirme umutlarını yenilediler. Daha sonra, Mayıs 2018’de, Trump hükümeti ABD’yi anlaşmadan çekti. (İran, anlaşmada kalan katılımcıların talebi üzerine, bir yıl boyunca nükleer programındaki kısıtlamalara uymaya devam etti.)

Geri çekilme yeterli değilmiş gibi, Trump yönetimi defalarca bölgeyi felaket bir savaşın eşiğine itti. Ocak 2020’de İran’ın en büyük askeri Komutanı olan Kasım Süleymani’nin öldürülmesi, bu provokasyonların en önemlisiydi ve Kasım ayında seçkin bilim adamımız Mohsen Fakhrizade’nin küstahça öldürülmesi de eklendi.

Ancak bu provokasyonlara ve Trump yönetimindeki bazı yetkililerinin İran’daki rejim değişikliği fantezilerine rağmen, Orta Doğu büyük bir yangına mahal verilmedi. Biz ihtiyatlı ve sabırlı davrandık.

Trump yıllarında Demokrat Parti ve özellikle Joe Biden, Trump’ın felaket odaklı savaş politikalarını eleştirdi. Eylül ayında CNN’nin web sitesinde yayınlanan bir makalede Biden, Amerika Birleşik Devletleri’ni nükleer anlaşmaya geri dönmeye çağırdı. Daha da önemlisi, bölgedeki gerginliği artıran Trump yönetim politikalarını tersine çevirmeyi taahhüt etti. İran, bölgemizdeki gerilimlerin azaltılmasını memnuniyetle karşılayacaktır.

Majid Takht-Ravanchi İran’ın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi ve ülkesinin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en yüksek rütbeli diplomatıdır. 

Kaynak: The New York Times Tercüme: 7Sabah.com.tr

Previous Article

Biden dönemi: ABD dış politikasında ne değişir? / Hasan Kösebalaban

Next Article

McConnell: Biden Bercam’a dönmek için aceleci davranmamalı

Related Posts
Devamı

Iraklılar ABD askerlerinin kalmasına karşı “Direniş” yemini etti

"Irak'ın Başkenti Bağdat'ta toplanan Iraklı göstericiler, Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi El-Mühendis'in ABD ordusu tarafından canice katledilmesinden sonra, Irak Parlamentosunun aldığı Amerikan askerlerinin ülkeyi terk etmesi kararının aksine eğer bu askeri güç ülkeyi terk etmez ve kalırsa o zaman "Direniş" için gerekli olan her ne varsa ortaya koymak için yemin ettiler."