Akıl almaz Astroworld trajedisi düzmece komplo teorilerine nasıl malzeme oluyor?

Astroworld trajedisi tüm sosyal medya platformlarında Travis Scott’ın menajerlik şirketinin birçok kişinin hayatını kaybettiği olayı bilerek planladığına dair…

Astroworld trajedisi tüm sosyal medya platformlarında Travis Scott’ın menajerlik şirketinin birçok kişinin hayatını kaybettiği olayı bilerek planladığına dair düzmece iddiadan tuhaf bir aşı karşıtlığı teorisine kadar uzanan bir komplo teorisi seline yol açtı.

Bu komploların en popüleri geçen cuma günü NRG Park’ta 8 gencin trajik ölümünün bir satanist ritüeli olması. Söz konusu iddiayı savunan TikTok videoları da toplamda onlarca milyon görüntülenme almış durumda.

Dezenformasyon uzmanları, Scott ile “şeytani ruhlar” arasındaki bağlantının köklerinin popüler kültür kinayelerinde, Amerika’nın ırkla olan karmaşık tarihinde ve gençlerin gerçeği kurgudan giderek daha fazla ayırt edememesinde yattığını söylüyor.

Scott’ın “kurban ritüeline” karıştığını öne süren ilk TikTok videoları, geçen cuma gecesi yaşanan trajedinin haberlerde yer almasından birkaç saat sonra ortaya çıktı.

Söz konusu viral TikTok’ların milyonlarca kez izlenen benzer bir örneğinde, konser sahnesinin “cehenneme açılan geçide giden ters çevrilmiş bir haç” olduğu söyleniyor.

Connecticut’taki Wesleyan Üniversitesi’nde komplo teorilerinin antropolojisi üzerine ders veren Joseph Russo’ya göre, “şeytan paniği” kinayesi ilk kez 1960’larda öne çıkmıştı: The Beatles, Amerikan gençliğini albümlerindeki bilinçaltı mesajlarla etkilemeye çalışmakla suçlanmıştı.

Russo, “Popüler kültür figürlerini bir çeşit gizli ve karanlık yeraltı topluluğuyla ilişkilendirme geleneğimiz var” diyor.

1980’lerde ve 1990’larda, rap ve hip-hop’un ilk öncülerinden birçoğunun komplo teorilerini benimsediğini ve şarkı sözlerinde bunlara yoğun biçimde yer verdiğini ifade ediyor.

Tupac Shakur, Public Enemy ve Busta Rhymes gibi müzisyenler de William Cooper’ın günümüzün komplocuları için adeta bir kutsal kitap olan 1991 tarihli Apokalips’in Atlıları kitabına yapılan atıflara başvurmuştu.

Russo, baskı ve ırkçılık tecrübesi göz önüne alındığında Afrikalı-Amerikalı sanatçıların “alternatif anlatılar” aramasının mantıklı olduğunu ifade ediyor.

ABD’deki siyahilerin tarihi çok trajik bir tarih, çok şiddet içeren bir tarih. (Komplo teorileri) bir tür rasyonel temele sahip.

Russo sosyal medyada süren Astroworld tartışmasıyla, takipçilerinin Donald Trump’ı pedofili ünlüler ve Demokratlardan oluşan çeteyi tutuklamak için gönderilen mesihvari bir figür olarak gördüğü QAnon hareketi arasında paralellikler kuruyor.

QAnon folklorunun bir parçası halini alan 2017 Las Vegas katliamına atıfta bulunan Russo, “Herhangi büyük bir kriz veya anlamsız trajedik hadise derhal, QAnon ile fazlasıyla bağlantılı gördüğüm mevcut komplo teorisi hikayesine karışıyor” diyor.

Bunların çoğu beyaz endişelerine geri dönüyor. Trump bunu çok başarılı biçimde kullandı.

Sosyal medyanın ortaya çıkışından bu yana Facebook gibi platformlar, dezenformasyonu her zamankinden daha hızlı ve çok daha geniş kitlelere yaymak için kullanıldı.

Facebook’taki mim paylaşma alışkanlığı, TikTok’ta Z kuşağı arasında kendine yeni bir kitle buldu.

Russo, “Bu aynı içeriğin yeni bir formu” diyor.

TikTok histerisinin odak noktasının çoğunu sahne düzeniyle Scott’ın fışkıran 8 büyük alevle çevrili yarasa benzeri uçan bir nesne hologramının yer aldığı konser açılışı oluşturuyor.

Yorum yapanlardan biri, 77 bin beğeni alan bir videonun altına “Bu saf kötülük” yazdı. Yorum yapanlar, 8 alevin 8 ölüme referans olduğunu iddia etti.

Russo, görünüşe göre set tasarımcılarının kasıtlı biçimde “bir nebze şeytani bir estetik” yaratmaya çalıştıklarını belirtiyor.

Festivale katılanlar, arenaya Scott’ın ağzı şeklindeki bir kapıdan girdi. Çoğu kimse bunu Hollandalı sanatçı Hieronymous Bosch’un bir takipçisinin yaptığı 1575 tarihli Christ in Limbo (Araftaki İsa) tablosuyla kıyasladı.

Russo şöyle ekledi:

Tasarım ekibinin sahiden de kültürün, insanların nasıl bundan bahsedeceğinin ve TikTok’a nasıl yansıtacağının nabzını tuttuğunu düşünmek delice değil.

Buffalo Üniversitesi Medya Etkileri, Yanlış Bilgilendirme ve Aşırılık Laboratuvarından yardımcı doçent Yotam Ophir, komplo teorilerinin genellikle yas tutan aileler açısından yıkıcı zarara yol açtığını belirtiyor.

Örneğin burada, sevdiklerini kaybeden ebeveynler çocuklarının sadece konsere giden kimseler değil, şeytana tapanlar olduğuna dair kötü niyetli iddialarla da mücadele etmek zorunda.

Dr. Ophir, Astroworld komplolarını 2012 Sandy Hook okul saldırısıyla kıyaslıyor. O dönem yaslı ebeveynler “Alex Jones ve diğer komplo teorisi isimlerince taciz edilmiş ve hem çocuklarının kaybıyla hem de çevrimiçi ve gerçek hayatta sürekli tacizle baş etmek zorunda kalmıştı” diyor.

Komplo teorileri genellikle, aldatmaca anlatılarla insanları gerçek dünyadaki sorunlardan uzaklaştırmak için kasıtlı biçimde benimseniyor.

İyi ve kötü arasındaki sonsuz savaşın parçası olarak bir konseri şeytani ritüele dönüştürme planı gibi, fazlasıyla çarpıcı hadiselerin aşırı dramatik koşullar sebebiyle meydana gelmesi gerektiğine inanma eğilimindeyiz.

Dr. Ophir, komplo içeriğinin sosyal medyada hızla yayılacak biçimde tasarlandığını söyledi. Sorunun yönetiminde platformlara güvenilemeyeceği için daha fazla yasal düzenlemeye ihtiyaç vardı.

Facebook ve YouTube gibi büyük sosyal medya şirketlerinin yanlış bilgileri temizleyip yayılmalarını durduracağını ummak yerine, halkı son derece karmaşık ve yoğun bilgi ortamıyla nasıl başa çıkılacağı hususunda eğitmek ve daha önce neredeyse tüm medya şirketlerine yaptığımız gibi sosyal medyayı da düzenlemek için adımlar atmalıyız.

Yanlış bilgiyle ve bunun bireylerle toplumlar üzerindeki yıkıcı etkisiyle mücadele etmek için sürdürülebilir bir hukuk sistemi inşa etmemiz gerekiyor.

Previous Article

Britney Spears artık özgür

Next Article

ABD ordusuna 2019'da Suriye'de en az 60 sivili öldürdüğü saldırıyı gizleme suçlaması

Related Posts
Devamı

Pompeo’nun İsrail’e boykot kampanyasına tepkisi

İsrail rejiminin en büyük hamisi olarak bilinen Amerika sadece Başkan Trump döneminde değil her zaman bu rejimin çıkarları bağlamında benzersiz girişimlerde bulunmakla kalmayıp dünyada siyonist karşıtı hareketler ve kurumları zayıflatarak sürekli yaptırım uygularken bu tutumunu sürdürmeye vurgu yapıyor.