ABD’nin yeni nükleer silahı: SEZAR YASASI

ABD’nin yıkım planı: Sezar Yasası ABD’nin büyük zafer ve başarı olarak dünyaya duyurduğu Sezar yasası aslında nedir. Sezar…

ABD’nin yıkım planı: Sezar Yasası

ABD’nin büyük zafer ve başarı olarak dünyaya duyurduğu Sezar yasası aslında nedir. Sezar yasası tam adıyla Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası 21 Aralık 2019 da yürürlüğe girdi. Donald Trump’ın 9 yıldır süren ve milyonlarca insanın mülteci olduğu binlerce insanın öldüğü siyasal ve bölünme riskini taşıyan Suriye topraklarına sunduğu bu yasa aslında 21.yüz yılda Suriye halkına atılmış bir atom bombasından farkı yok. Sezar yasasının konu başlıklarından biri Suriyeli 39 isme uygulanan yaptırımlar. Yasa, Esad yönetiminin faaliyetlerine destek sağlayan ya da onlarla büyük miktarda para alışverişinde bulunan yabancı kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulanmasını öngörüyor. Yasa şirketler bazında Suriye ile iş yapılmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Sadece bu kadar mı?

Yasa kapsamına giren sadece Suriye değil elbette, yasanın önemli bir kısmı Lübnan ve Irak devletlerini de kapsıyor. Lübnan coğrafi olarak sadece iki ülkeye komşu durumda bunlardan biri Suriye diğeri ise işgal altındaki Filistin topraklarını ele geçiren İsrail. Hali hazırda Lübnan’ın güney sınırını kontrol eden Hizbullah ve Filistinli direniş örgütleri İsrail ve Lübnan arasında herhangi bir ticaretin olmasını imkânsız kılıyor. Suriye ile bu yasa sürecinde iş yapamayan Lübnan büyük bir ekonomik yıkımın içine sürükleniyor.

ABD Lübnan’ı Hizbullah üzerinden tehdit ediyor

Sezar yasası kapsamında yaptırım listesinde olan Hizbullah ve yan kuruluşları bugüne kadar Lübnan topraklarında birçok sağlık ve alt yapı hizmetinde bulunuyor Covid-19 salgınına rağmen yürürlükte tutulan yasa yüzünden Lübnan ilaç ve tıbbi araç bulmakta zorlanıyor. ABD’nin şantajları petro-kimya, altın ve değerli madenler üzerinden de Lübnan’a devam ediyor. Lübnan’a bölünme ve izolasyondan başka bir yol bırakılmıyor.

Yasa Irak için bir iç savaş

İşid tehditti altında uzun süren bir savaş veren Irak hala daha ekonomik devalüasyon ve çıkmazda. Petrol fiyatlarında ki hızlı düşüş nedeni ile 2019 ortalarında büyük bir kriz yaşayan Irak sınır komşuları olan İran ve Suriye’den koparılmaya çalışılıyor. Ayrıca yaptırım kapsamına alınan birçok Şii Iraklı iş adamı da bu süreçte ekonomik olarak Irak’ta ekonomik varlıklarını zar zor devam ettiriyor. Irak Kürt bölgesel yönetimi dışında Iraklı hiçbir güç bu yasaya onay vermezken son zamanlarda tırmanan Irak direniş güçleri ile ABD arasında ki gerginlik git gide artmaya devam ediyor.

Filistin

Şüphesiz Filistin’in bölgedeki can damarları Suriye, Hizbullah ve İran Sezar yasası  ile ekonomik olarak sıkıştırılan bu güçlerin Filistin’de ki desteklerine de ağır darbeler indirilmeye çalışılıyor.

Kısacası ABD Sezar Yasasından ne istiyor;

  • İran’ın bölgedeki siyasal ve askeri gücünü kırmak
  • Lübnan ve Suriye’de ki ekonomik buhrandan yararlanıp bu bölgelerde siyasal askeri güç kazanmak
  • Kendi müttefiki olarak gördüğü güçleri rahatlatmak

ABD bu süreçte başarılı oldu mu

Kısmi olarak Suriye ve Lübnan’da isteği ekonomik yıkıma ulaşan ABD bölgede kendi müttefiklerinin yenilgilerine engel olamıyor. Lübnan ve Irak’ta direniş güçlerinin güçlenmesi her gün yeni bölgelerde askeri olarak eylemler düzenlemeleri bu yasanın sadece ekonomik olarak ellerinde kaldığının kanıtı.

Sezar Yasanın maliyeti

Yasanın Suriye devletine maliyeti 2 trilyon doları aşarken Lübnan için hem sağlık hem de alt yapı sistemlerinin çökmesine sebep oldu. Hali hazırda yaptırım pençesinde ki İran artık yaptırımlara karşı daha şiddetli tepkiler alırken yaptırımların uygulanabilirliği için ABD donanması ve İran donanması sık sık karşı karşıya gelmek zorunda kalıyor. Irak’ta kukla hükumet ile yola devam eden ABD gelecek süreçte Irak kalıcılığı konusu çok büyük tartışma konusu.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Previous Article

Nestle'den yeni satın alma açıklaması

Next Article

Amerika’nın İran’a karşı hezimete uğraması

Related Posts
Devamı

Küresel terörün hamisi ABD’den tehdit; İran’a silah satan ülkelere yaptırım uygularız!

Bütün bahanelere rağmen BM'nin kararlarının önüne geçemeyen ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD'nin İran ile silah ticaretine giren kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulamaya hazır olduğunu açıkladı. Açıklamada, "barışçıl İsrail gibi ülkelere karşı savaşan terör örgütlerine silah tedarik eden İran" ifadesi ise, terör rejimi İsrail'e doğrudan yardım ettiği anlamına geliyor.