ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinden sonra Taliban ile Washington arasındaki ilk görüşme

ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Taliban ile üst düzey Amerikan yetkililerinin ABD güçlerinin Afganistan’dan çekilmesinden sonra ilk görüşmesinin “samimi ve profesyonel” bir ortamda gerçekleştiğini duyurdu.

Bu bağlamda yayınlanan bildiride, ABD yönetiminin Taliban konusunda sözlerine dayanarak değil, eylemlerine göre karar vermek niyetinde olduğu ifade edildi.
Taliban geçici yönetimi dışişleri bakanı Emirhan Mütteki yaptığı açıklamada ise, Amerikan yetkilileriyle yapılan görüşmede Kabil-Washington ilişkileri, Doha anlaşması, insani yardımlar, Afganistan’ın bloke edilen paraları, Afganistan hava sahasına saygı ve diğer konuların ele alındığını bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price da, bu görüşmede Taliban’ı resmen tanımak ve hükümetini meşrulaştırma konusunda olmadığını vurguladı.
Anlaşılan Amerika başkanı Joe Biden yönetiminin Taliban ile ilgili önceki sıkı yaklaşımlarından vaz geçerek, Taliban ile doğrudan görüşmeye katılmayı kabul etmiştir. ABD yönetimi, Taliban’ı tanıma konusunda acele etmese de, doğrudan yapılan görüşmelerin çok anlamlı olduğu ifade edilebilir.
 Amerikalılar, Afganistan’ı işgal ettiği sürece, Taliban’ı terör örgütü olarak görüp, bu grup ile mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yaparken, gelinen aşamada Washington, Afganistan’daki askeri seçeneklerin sonuç vermediğinden dolayı Taliban yönetimi ile müzakereye yöneldi ve bunun sonucu 2020 yılı Şubat ayında Trump yönetimi ile Taliban arasında anlaşma sağlandı. 
Ayrıca, Kabil’in Taliban tarafından ele geçirilip, Amerikan güçlerinin Afganistan’dan çekilmeye başlarken, CIA Başkanı William Burns gizlice Taliban Siyasi Yardımcısı Molla Abdulgani Birader ile görüştü. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan da, Washington’un Amerikan vatandaşlarının tahliye edilmesi dahil güvenlik konularıyla ilgili olarak Taliban ile sürekli şekilde temasta olduğunu bildirmiştir.
İşte tüm bunlar, ABD yönetiminin Taliban ile ilişkilerinde çelişkili bir yaklaşım içinde olduğunu ve hala aynı yaklaşımına devam ettiğini göstermekte. Bir yandan Taliban’ı terör örgütü olarak ilan eden ABD yönetimi, diğer taraftan Afganistan’daki çıkmazdan kurtulmak için bu grup ile müzakereye yönelmiş ve hatta gelinen noktada askeri varlığının ardından Taliban ile müzakerelere devam etmekte.
ABD’nin Taliban’ı ilk başta tanımaktan kaçındıktan sonra gelinen aşamada, Afganistan alanında bu grup ile işbirliği için sinyal göndermesinin nedenlerinden biri, Washington’un iki uluslararası rakibi olan Çin ve Rusya’nın Afganistan’daki etkin varlığından duyduğu endişeleridir. Aslında Washington, Pekin ve Moskova, Batılıların Afganistan’daki varlığının boşluğuna göre bugün Taliban yönetimi ile işbirliği ve bu ülke ile ekonomik, ticari, enerji, maden ve alt yapı tesislerinin onarımı gibi alanlarda işbirliği fırsatlarını değerlendirmeye hazır olduklarının çok iyi farkındadır.
Buna ilaveten, hem Rusya ve Hem Çin, terör örgütü IŞİD terörizminin kendi sınırlarına doğru Orta Asya ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Xinjiang) üzerinden yaklaşmasından dolayı ciddi endişe duydukları için Taliban ile işbirliği yapmak mecburiyetindeler. Bu nedenle, Taliban rejimini boykot etmekten kaçınarak, onunla müzakere yapmayı tercih etmiş bulunuyorlar. 
Washington ise bu alanda geri kalmışlığını telafi etmek için Afganistan’ın ABD’de bloke edilen 9 milyar dolar parasını serbest bırakmaktan kaçınmasına rağmen Taliban ile doğrudan müzakereye başlamıştır.
Ancak İran’ın eski büyükelçilerinden ve uluslararası meseleler uzmanı Muhammed Mescid Cami, Taliban’ın ABD gibi ülkelerle sürdürülebilir bir işbirliği içine girmeyeceğine, ancak Amerikalıların onları kendi hedefleri için kullanmak isterlerse durumun değişeceğine inanmaktadır./

Previous Article

ABD'den Yunanistan'a F-15 sevkiyatı

Next Article

Amerika ve Avrupa'daki Afgan Göçmenlerin Kötü Şartları

Related Posts