ABD havlu attı: Venezuela petrolü yeniden masada

Rusya-Ukrayna savaşı sadece krizleri değil uluslararası ilişkiler tarihine geçecek kararları da beraberinde getiriyor. Rusya’ya yönelik yaptırımlar, ambargo uygulanan…

Rusya-Ukrayna savaşı sadece krizleri değil uluslararası ilişkiler tarihine geçecek kararları da beraberinde getiriyor. Rusya’ya yönelik yaptırımlar, ambargo uygulanan Venezuela petrolünü yeniden masaya getirdi. Uzmanlara göre ABD Suudi Arabistan’ı cezalandırmak için bu adımı attı. Ayrıca Washington yönetimler üzerinde de eski gücüne sahip değil.

Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği krizlerin yanı sıra öngörülemeyen jeopolitik gelişmeler de gündemde. Soğuk savaşın ardından büyük güçler arasında yeniden kutuplaşma hissedilirken diplomasi trafiği de buna göre şekilleniyor.

Savaş nedeniyle Rusya’ya uygulanan enerji yaptırımları, Avrupa ve ABD’de geçmiş politikaları sorgulatıyor. Zira, son yıllarda ABD ile ilişkilerinde ciddi sorunlar yaşayan ülkelerin Washington nezdindeki konumları ve değerlerinde gözle görülür bir artış gözlemleniyor.

ABD’nin bu geri adım politikasında Venezuela ve İran ise dikkat çekici iki ülke. Rusya’ya uygulanan ambargoların ardından, ABD’nin bu ülkelere yeşil ışık yakması Washington’ın diplomasi alışkanlıklarında eski gücünü sorgulatıyor.

Maduro aleyhine seçim desteği

ABD 2019 yılında Venezuela’daki siyasi krizde Nicolas Maduro’nun istifasını isteyerek kendisini başkan ilan eden Juan Guaido’yu desteklemişti. Hatta ülke aleyhine Guadio lehine politika izlemişti.

Maduro, o dönem ülkedeki darbe girişimi için yaptığı konuşmada Guadio için “kukla” ifadesini kullanarak, “Miraflores Sarayı’na asla kukla bir başkan getiremeyecekler” diyerek ABD’yi işaret etmişti.

Yaşanan enerji krizinin çözümü olarak ABD’nin o zaman yıkmaya çalıştığı Venezuela hükümetiyle petrol anlaşması için adım atması ise ABD’nin havlu attığına yönelik yorumları beraberinde getirdi.

ABD’li Chevron enerji şirketi Venezuela’da

Bu anlamda en önemli gelişme ise ABD’li Chevron enerji şirketi ile Venezuela’nın tekrar anlaşma yapması oldu. Bu anlaşmayı Venezuela Petrol Bakanı Tareck El Aissami, Twitter hesabından duyurdu.

Ülkenin ekim ayında günde 717 bin varil petrol ürettiğini hatırlatan Aissami, hükümet olarak bunun hedeflerinin çok altında olduğunu ve anlaşmadan sonra yıl sonunda günde 2 milyon varil petrol üretimine ulaşmak istediklerini anlattı.

Venezuela, ABD’nin yaptırımlarından önce günlük petrol üretiminde 3,2 milyon varile kadar çıkıyordu. Ambargo sonrası 2020 yılında bu üretim günlük 1 milyon varilin altına kadar indi.

“ABD’nin eski usul metotları artık dünyaya işlemiyor”

ABD, Maduro yönetimine uygulanan ambargoları hafifletti. Ardından da Chevron enerji şirketine Venezuela’ya yatırımları geri çekme izni verildi. Kancı, masaya geri dönen Venezuela’nın Beyaz Saray’ın eski usul metotlarının artık dünyaya işlemediğinin de kanıtı olduğunu gösterdiğini söylüyor:

“Dünyanın kanıtlanmış en büyük petrol rezervlerine sahip ve çıkardığı petrol kalitesi nedeniyle İran gibi vazgeçilmez bir pozisyonda olan Venezuela böylece müzakere masasına geri döndü. Aslında 2018 yılından bugüne ABD ile Venezuela arasında süren mücadele, Beyaz Saray’ın eski usul metotlarının artık dünyaya işlemediğinin de kanıtı oldu.”

Kancı, Venezuela’da 2018 yılında düzenlenen devlet başkanlığı seçiminin, ABD’nin 20’nci yüzyıldan kalma metotlarla devlet başkanını değiştirme ve tayin etme metotlarıyla bezendiğini belirtiyor.

“Askeri darbe girişimi, suikast teşebbüsü, renkli darbe denemesi ve kontr-gerilla yapıları ile silahlı bir ayaklanma başlatma girişimlerinin tamamının yürürlüğe konmasına rağmen Maduro geri adım atmadı.”

Previous Article

ABD, Kuzey Kore'ye yönelik somut önlemler için Güney Kore ve Japonya ile çalışıyor

Next Article

ABD ve Fransa 2016 askeri iş birliği mutabakatını yeniledi

Related Posts