ABD ekonomisi iflasa mı sürükleniyor?

ABD’de devletin iflasını önlemek için konulan 104 yıllık borç tavanı uygulaması ABD’yi nasıl iflasın eşiğine getiriyor?

ABD’de kamu borçlanmasına yönelik 1917’den bu yana uygulanan tavan uygulaması, yakın dönemde ABD’nin borçlarının hızla yükselmesiyle birleşince ülke ekonomisini devamlı olarak iflas tehlikesiyle karşı karşıya bırakan bir tehdide dönüşmüş durumda.

İlk kez 1917’de ABD kamu maliyesinin 1. Dünya Savaşı’na girme gerekçesiyle büyük çapta borçlanması üzerine ABD Kongresi’nin teklifiyle hayata geçen kamu borcu tavanı uygulaması, aslında kamu maliyesinin sorumsuzca borçlanmasının önüne geçerek ABD’yi iflastan koruma amacı taşımaktaydı.

Bu uygulamaya göre ABD yöneticileri diledikleri gibi borçlanamayacaklar ve kamu borcu tavanını aşamayacaklardı. Bu tavanı değiştirmek Kongre’nin yetkisinde olacaktı.

Fakat yakın dönemde iflas tehlikesini ortadan kaldırma gerekçeli bu tedbir tersi bir sonuç vererek ABD’yi devamlı olarak iflas tehlikesine soktu.

ABD’nin borçlarının 11 Eylül sürecinde hızla yükselmesi, bu borçların tavanlara çok sık ulaşmasına neden oldu. ABD kamu maliyesi bir taraftan devasa açıklar verirken Kongre’de Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki herhangi bir uyuşmazlık nedeniyle tavanın yükseltilememesi ihtimali yeni borçlanmalara engel olacağı için ABD’yi her an iflas tehlikesinde tutuyor.

1991-2001 döneminde ABD, askeri ve siyasi açıdan dünyanın tek kutbu olduğu gibi ekonomik gücüyle de eşsiz ve rakipsiz konumdaydı.

Fakat 11 Eylül saldırılarının gerçekleştiği 2001’den bu yana ABD için çok şey değişti.

11 Eylül saldırıları ve ABD ekonomisi

11 Eylül saldırılarının gerçekleşmesinden önce ABD’nin kamu borcu 5,674 trilyon dolar seviyesindeydi. Bu rakamın ABD’nin yıllık gelirine (GSYİH) oranı %55’di.

1 Ocak 2021 itibariyle bu borcun 27,748 trilyon dolara ulaştığı, bu rakamın ABD’nin yıllık gelirine oranının %130 olduğu açıklandı. 2021’de de bu meblağın ve oranın hızla artmaya devam etmesi bekleniyor.

2001’de ABD’nin federal kamu bütçe açığı 128 milyar dolar. Ülkenin bütçe açığının yıllık gelirine oranı ise %1,2 seviyesindeydi. 2020 yılında ise ABD’de federal kamu bütçe açığı 3,4 trilyon dolara çıkarken bu açığın yıllık gelire oranı %15,6 oldu.

ABD’li ve diğer ülkelerden uzmanlar bu dramatik değişimin sebebinin ABD’nin 2001’de giriştiği savaş, ulus-devlet inşası politikaları olduğundan, ABD’nin bu savaş ve projelere girişmediği takdirde ekonomisini çok daha büyütebileceğine, bu kadar kamu borcu yüküne ve bütçe açığına saplanmayacağı konusunda birleşiyorlar.

“Borç tavanı artırılırsa ABD iflas eder”

Ekim 2021 itibariyle 28,83 trilyon dolar seviyesine ulaşan ABD’nin borcu bir kez daha tavan artırımını zorunlu kıldı. Muhalefetteki Cumhuriyetçiler tavan artırımına karşı çıktı. İktidardaki Demokratlar ise borç tavanının artırılmaması durumunda ABD’nin iflas edeceğini vurgulayarak Cumhuriyetçilere halka bu iflasın sorumlusunun Cumhuriyetçilerin borç tavanını artırmayı reddetmesi olduğunun yoğun biçimde  pompalanacağı tehdidinde bulundular.

Açıklanan çözüm tavanın artırılmaması ama şimdilik dondurulması, iki partinin bu konuda müzakere etmesi yönünde oldu. Fakat bu karar dahi küçük bir çoğunlukla 219’a karşı 212 oyla alınabildi. Tavanın dondurulması pek çok ABD’li hukukçu tarafından kanuni bulunmuyor ve borç tavanının ruhuna aykırı olduğu belirtiliyor. 

ABD’nin kamu maliyesi ve cari açık sorununa çözüm bulamaması durumunda borç tavanı tartışmalarının periyotlarının giderek kısalması bekleniyor. Bu da ABD’nin iflas riskini git gide artırıyor.

ABD’yi son dönemde her sene iflas tartışmalarıyla meşgul eden tavanı uygulamasına son verilmesini talep eden kesimler olsa da bu uygulamanın kaldırılmasının ABD hükümetlerini borç almada daha cesaretlendirmesinden ve bunun da ABD’yi kalıcı olarak iflasa mahkum edilmesinden endişe ediliyor.

Previous Article

Satışa çıkardığı ürünün fotoğrafında yer alan detay, tutuklanmasına neden oldu

Next Article

ABD'den Türkiye'ye tehdit: Sonuçlarının neler olacağını açık etmeyi sürdürüyoruz

Related Posts